Lösemili Çocuklar Haftası

Merhaba; bu hafta Lösemili Çocuklar Haftası. Bu haftada löseminin nasıl bir hastalık olduğu, tedavisinin nasıl olduğu ve tedavi süreciyle ilgili bilgiler paylaşılıyor. Paylaşılıyor ki insanlar bilinçlensin ve daha duyarlı hale gelsin.

Öncelikle lösemi ile ilgili şöyle bir bilgi veriliyor: “Lösemi, kan hücrelerinin özellikle de akyuvarların normalin üzerinde çoğalması ile kendini gösteren bir kanser türüdür. Böylece kan pıhtılaşmasında rol oynayan plateletler ve savunmada rol oynayan lökositlerin sayısı azalmaya başlar. Bu da lösemi hastalarında zedelenmelerin ve kanamaların yoğun görülmesine, hastaların kolay enfeksiyon kapmasına neden olur. Savunma mekanizması zayıflar. İleri aşamalarda kırmızı kan hücresi eksikliği anemiye, nefes darlığına neden olabilir.Bunun dışında zayıflık ve yorgunluk, ateş, bazı nörolojik semptomlar, dişetlerinde şişkinlik ve kanamalar gibi belirtileri de vardır.”

Lösemi maalesef en çok çocuklarda görülen bir hastalık ve daha çok erkek çocuklarda görülüyor. Tedavisi çok şükür ki var. 
Lösemili çocuklarımızın tedavilerinde önemli bir adım kemik iliği nakli yapılmasıdır. Tedavi kız çocuklarında 2,5, erkek çocuklarında ise 3,5 yıl sürüyormuş. Uzun ve zorlu bir tedavi süreci olmasına rağmen sonuçta hastalıktan kurtulmak mümkün. 

Ancak bu tedavi sürecinde çocukların ve ailelerinin karşılaştığı bir takım zorluklar da var. Çocuklar okuldan uzak kalma, arkadaşları tarafından dışlanma, sosyal etkinliklere katılamama, sevdikleri yiyeceklerden uzak durma zorunluluğu ve gerekli olduğunda kan bulunamaması gibi problemlerle karşılarken aileler ise maddi imkânsızlık ve çocuklarına refakat etme zorunluluğu yüzünden işsiz kalma gibi problemlerle başa çıkmak zorunda kalıyorlar. Bunun yanı sıra toplumda şöyle bir algı da var maalesef, "lösemili çocuklar iyileşemez1 Lösemi bulaşıcıdır, uzak duralım." Aslında lösemili çocuklar kendilerini enfeksiyonlardan korumak için maske takıyorlar ancak insanlar hastalığın bulaşıcı olduğunu düşünüyor ve lösemi hastası çocuklarla iletişim bile kurmaktan çekiniyor.

Bu noktada toplum olarak daha duyarlı olmamız gerekiyor. Öncelikle lösemi bulaşıcı bir hastalık değil. Bunun için lösemi hastası çocuklardan uzak durmak yerine lösemili çocukların ve ailelerinin bu zorlu tedavi sürecinde yanlarında olmak için neler yapabiliriz diye bi durup düşünmeliyiz. Sonuçta bu bir hastalık ve ne zaman kimin başına geleceği bilinmez. 

Neyse ki LÖSEV ( Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı) diye bir vakıf var. Lösemili çocuklara yardım ediyor ve birçok ihtiyaçlarını karşılıyor. Anlayacağınız lösemili çocuklar tedavi görürken yalnız değiller. 

Bizim de insan olarak yapabileceğimiz bazı şeyler var elbette. Kan ve ilik bağışında bulunabiliriz. Uygun ilik bulunduğunda tedavinin tamamlanması için ilik nakli yapılıyor çünkü. Sürekli kan translasyonu yapıldığı için kan bağışı da çok önemli.  Bir de gücünüzün yettiğince bağışta da bulunabilirsiniz. 

Okuduğum bir yazıda geçen şu kısım beni çok etkiledi. Sizinle de paylaşmak istiyorum. Tabi ki bu hepimizin gönlünden geçen cümlelerdir eminim. “Lösemili çocukları dökülen saçlarıyla değil, ışıldayan gözleriyle anlamaya ve anlatmaya çalışmalıyız. Çünkü her çocuk özeldir. Sağlıklı ve mutlu bir yaşamı her çocuk hak eder.  Çünkü çocuklar bizim geleceğimizdir.”

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.