Haftasında kalmaması gereken etkinlikler!.

Ülkede gün - hafta yok ki hayati bir konu kutlanıyor olmasın. Öyle ki aynı güne, haftaya sıkıştırılan etkinlikler, günler bile var. Kent olarak da bunları takip ediyor, kutluyoruz. Ancak gelin görün ki haftasında - gününde kutlanan önemli meseleler gün ve hafta sonrası bir sonraki yıla kadar rafa kaldırılarak unutuluyor. Oysa etkinlik diye kutlanan konuların kimisi hayati önemde. Ne güne, ne haftaya, ne ömre sığdırılacak gibi değil. Saniyesi bile hayati önemde meseleler vardır.
 
Kent özelinde de en çok gündemde olan Van Gölü kirliliği ya da koruma kanunu meselesi gibi!... Bu konu öylesine bir hal aldı ki her kafadan bir ses çıkıyor. Kötü mü derseniz değil. Ama bir noktadan sonra mutlaka bu ses ve çabaların, girişimlerin bir havuzda toplanması, bir şekilde etkin hayata geçen bir hal alması sağlanmalı. Yoksa herkes bir köşede kutlama yapar, gün hafta etkinlikleri gerçekleştirir, kendince çözümü ararsa bir yere varılması, geçmiş örnekleriyle imkânsız. Çünkü bazı konular kenti aşan, merkezde tutarlı bir lobi ve etkin bir çaba ile ancak karşılık bulabilir. Her görüşten hatta Vanlı olmayan CHP milletvekilleri tarafından bile Van Gölü koruma kanunu için tasarı verilmiş olsa da bütünlükçü bir anlayış, arayış, takip olmadığı için o tasarı bile karşılıksız kalmış, berhava olmuştur. Bugün bile Van Gölü için pedal çeviren ülkenin değişik noktalarından gelen insanların olduğunu düşündüğümüzde bu konu siyaset, toplum, kurum, kişi üstü bir hal alıyor. Bütün kesimlerin elbirliği yapması, herkesin bir metnin altına imza atması, kamu, yerel, sivil, mesleki, dernek vakıf ve üniversitenin içinde olduğu aklıselim bir ekibin yönettiği, yönlendirdiği geniş kesimlerin desteğini alması gereken bir meseleyi bu şekilde parça bölük yönetmemiz, sonuç almamız noktasındaki beklentileri boşa çıkarabilecektir...
 
Zaman, Van Gölü için kötüye akıyor. Bu kötüye gidişi durduracak, yerine doğru ve değişimi başlatacak adımların, açılımların olması için bütün kent kurumları yanı sıra Van Gölü havzasındaki bütün irili ufaklı yerleşimlerin, yönetim kademeleri, sivil toplum örgütleri el birliği içinde konuyu gündemde tutmalı. Çözüm noktasında ne gerekiyorsa yapılması adına duyarlı, etkin bir duruş sergilenmeli. Aksi takdirde zaten kirlenen, her geçen gün de korunmadığı için daha da hızlı bir yok oluşa doğru giden dünya mirası Van Gölü daha da geç kalınması halinde geri dönüştürülmesi imkânsız bir hal alabilir. Bu nedenle kutlanan her gün ve etkinlik öylesine o gün ve haftalara sığdırılmaktan uzak bir bakış açısı ile değerlendirilmeli ki sonuç alıcı bir süreç başlatılabilsin. 
 
Van Gölü meselesi de bunların başında gelendir. Kimsenin meseleyi bir diğerine havale etmeye ya da konu hakkında söz söylediğinde bir diğerine laf sokmaya getirmeden yapabileceğini yapmaya bakmalıdır. Göl kirleniyor ve bunun siyaset, toplum, kişi, kurum üstü bir mesele olduğunu kavrayarak kimseyi dışarıda bırakmayan, katkı sunacağı alanları yaratarak Van Gölü’nün sözde günde haftada değil, gerçekten de kurtarılması gereken koşullarının oluşturulması sağlanmalıdır. Bu noktada kimsenin kendini bir kenara çekmeye ya da her şeyi ben yapıyorum yanlışına düşmeden gereken duyarlılık gösterilirse her halde Van Gölü’nün kurtarılması biraz daha gerçekçi bir hal alabilir diye düşünmekteyiz.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.