Van’da, 'İklim Forumu' düzenlendi

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu desteği ve Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) ev sahipliğinde, Van AB Bilgi Merkezi tarafından, AB İklim Diplomasisi Haftası nedeniyle “AB Türkiye Gençlik İklim Forumu” düzenlendi. 

Van’da, 'İklim Forumu' düzenlendi

Elitte World Otel’de düzenlenen ve panel-çalıştay şeklinde iki aşamalı gerçekleştirilen foruma Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Akdemir, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Van YYÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Menaf Turan, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Doktora Öğrencisi Emre Karaduman, Tuşba Belediye Başkanı Salih Akman, Van AB Bilgi Merkezi Sorumlusu Kerem Oruç, bazı STK temsilcileri ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden öğrenciler katıldı.

AB-Türkiye Gençlik İklim Forumu, genç lise ve üniversite öğrencilerini, küresel iklim değişikliği karşısında çözüm odaklı öneriler üretmeye teşvik etmek amacıyla AB Bilgi Merkezleri Ağı işbirliğinde düzenleniyor.

AÇILIŞ KONUŞMASI

Programın açılışında konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, katılımcılara ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

İklim değişikliği ile bağlantılı yeni süreçte gençlere çok iş düştüğünü belirten Takva, salondaki öğrencilere şöyle hitap etti:

“Sizler geleceği temsil ediyorsunuz. Bu nedenle fikirleriniz çok önemli. Her bireyi ilgilendiren bir sorumluluk var bugün. Alışkanlık ve tüketim boyutu arasında farklar var. Tüm insanlık olarak bu soruna eğilmemiz lazım. Sular bir anda tükenip yok olabiliyor. O nedenle bundan sonraki aşamada sizlere çok sorumluluk düşüyor sevgili gençler. Programın çok verimli geçeceğini düşünüyorum. Sizleri hocalarımızla baş başa bırakıyorum, başarılar diliyorum.”

PANELE GEÇİLDİ

Açılış konuşmasını ardından forumun panel bölümüne geçildi.

Moderatörlüğünü Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Akdemir’in yaptığı panelde Van YYÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Van YYÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Menaf Turan ile Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Doktora Öğrencisi Emre Karaduman konuşmacı olarak yer aldı.

“GEÇMİŞTE DE KURAKLIK VARDI”

Panelin ilk sunumunu Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, “İklim ve Kuraklık” konu başlığı ile gerçekleştirdi.

Doğadaki su döngüsünün nasıl oluştuğuna ilişkin sistematik gelişmeyi özetleyen Prof. Dr. Alaaddinoğlu, “Bu döngünün küresel iklim değişikliği ile direktmen ilişkisi var. Bugün yaşanan sorunların kaynağında bu var. Diğer yandan dünyada kullanabileceğimiz yüzde 71’lik suyun ancak binde 3’ünü içme suyu ve diğer ihtiyaçlar için kullanabiliyoruz. Yaklaşık 200 yıldır bir ısınma var. O nedenle üzerinde durduğumuz konu kuraklık. Kuraklık geçmişte de vardı ama arada bir fark var; geçişler yavaş olmuş. Ama şimdi insanoğlu eliyle bu çok hızlı gelişiyor. Suyu gerçekten çok hoyratça kullanıyoruz” dedi.

VAN GÖLÜ’NÜN DURUMU

Kuraklıkla ilgili olarak en avantajlı bölgenin Doğu ve Karadeniz bölgesi olduğunu, Van Gölü’nün bu nedenle diğer göllere nazaran daha şanslı bir durumda olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alaeddinoğlu, şöyle devam ettti:

“Kuraklık meteorolojik bir olaydır, bunun süresini kestirmek mümkün değil, doğanın hafızası yoktur. Van Gölü havzasındaki kuraklık ise meteorolojik değil hidrolojik kuraklıktır. Bugün içinde olduğumuz olay bir ekolojik felakettir. En çok etkilenen havza da Akdeniz’dir. En şanslı Van Gölü’dür. Yüksek kesimlerdeki su Fırat ve Dicle’ye akıyor, ama yer altı suyunun yüzde 30’unu alıyor, bir de buraya akan dereler var. Gelecekte turizm her alanda altüst olacak. Şanslı olan nispeten Doğu ve Karadeniz bölgesidir.”

“SU YÖNETİMİ ŞART”

Kapalı havzalarda su yönetiminin önemine değinen Prof. Dr. Alaeddinoğlu, şunları aktardı:

“Tarımda sulama halen ilkel şekilde yapılıyor. Doğru tarım politikaları yok. Suyu en çok bu alan etkiliyor. Kırdan kente bir göç var, kuraklık en çok kırsal alanı etkiliyor çünkü. İlerde su savaşları olacak. Biraz önce dediğim gibi doğanın hafızası yoktur, takip etmek gerekiyor. Kapalı havzalarda su yönetimi şart, ama bakıyoruz yok. Van’daki sondaj sorunu çok önemli, bir toplantıda söylendi, artık olmayacakmış. Sadece konuşuyoruz ama gereğini yapmıyoruz ne yazık ki.”

“KRİZİN NEDENİ ÜRETİM BİÇİMİDİR”

 Prof. Dr. Menaf Turan da “İklim ve Politika” başlığı ile sunumunu yaptı.

İklim krizinin temel nedenlerine değinen Prof. Dr. Turan, şunları söyledi:

“Krizin temel nedeni üretim biçimidir. Tüketim toplumuyuz, bu aileden gelen bir şey. Bu nedenle de insanın döngüye katkısının incelenmesi lazım. Toplum olarak birlikte yaşamak zorundayız, alışkanlıklarımız var vazgeçemiyoruz, mesela cep telefonları var vazgeçemiyoruz ama diğer yandan HES’lere karşı çıkıyoruz. Hayvanı seviyoruz ama diğer yandan en güzel kuzunun etini yiyoruz, bu çelişkidir. İşin özünde ekonomi var. Ekonomiyi nasıl geliştireceğiz derken iklim krizine yol açabiliyoruz.”

ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Prof. Dr. Turan, iklim krizine karşı alınması gereken önlemleri de, şöyle sıraladı:

“Bunların aşılması için küresel düzeyde bir işbirliğine ihtiyaç var. Paris İklim Anlaşması o yüzden var. Dünya şimdiye kadar 26 kez toplandı. İklim eylem planının hazırlanması gerekir. Bütün paydaşların katılımının sağlanması gerekir. İklim değişikliği kentleşmeden kaynaklanıyor, çözüm yeri de kenttir. Yeni bir kent yapısı mümkün mü bunu tartışmak gerekiyor.”

İKLİM-TURİZM ETKİLEŞİMİ

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Doktora Öğrencisi Emre Karaduman da İklim ve Turizm konusunda sunum yaptı.

İklimin turizm üzerinde turizmin de iklim üzerinde etkisinin olduğunu belirten Karaduman, şunları söyledi:

“Mesela Covid 19 turizmi çok etkiledi. Küresel turizm yüzde 30 geriledi. Tabi bir iyi tarafı çevre kirlenmesi yüzde 7 azaldı. O nedenle iklim ile turizm arasında böyle karşılıklı bir etkileşim var. Turizmin sürekliliği için doğanın dengesinin bozulmaması lazım. İşin bir de başka bir boyutu var, turizm sadece yüzde 8’lik bir paya sahip. Hava ulaşımı iklim üzerinde en büyük paya sahip. Emisyonları azaltmaya yönelik çabalar olmalı. Böyle devam ederse yeni bir yaşam düzeni ortaya çıkacak. Bazı kış sporları artık yapılamayacak, kar yağan yere kar yağmayacak mesela. İşte bu sene karşılaştığımız orman yangınları, salgın hastalıklar vs. Bundan çıkış da ölçme, karbon azaltımı, işbirliği ve finans gerekiyor. İşbirliği ve farkındalık artırarak en önemlisi alışkanlıkları değiştirerek çözüme gidilmeli. Eğitime önem verilmeli ve uygun yatırımlar teşvik edilmeli.”

ÇALIŞTAY

Forumun öğleden sonraki bölümünde de yüzün üzerinde öğrencinin katılımı ile ayrı masalarda gruplar oluşturuldu.

Sunumu yapan akademisyenler, öğrencilerin merak ettiği soruları cevaplandırdı.

Van AB Bilgi Merkezi sorumlusu Kerem Oruç, çalıştay ile ilgili sonuçların kayıt altına alınacağını kaydetti.

Haber: Adil HARMANCI

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER