'İşimi Yönetebiliyorum Projesi' Van ayağı gerçekleştirildi

'İşimi Yönetebiliyorum Projesi' Van ayağı gerçekleştirildi

Doğu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DOĞUSİFED) ev sahipliğinde, Elitte World Otel’de düzenlenen programa UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, Visa Türkiye Genel Müdürü Merve Tezel ve DOĞUSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Erbay, KOBİ'ler, oda, borsa ve STK temsilcileri katıldı.
 

“KARAMSAR HAVA YARATMAK İSTEMEM”

Eğitim programının açılışında konuşan DOĞUSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Erbay, Van’ın içinde bulunduğu zor şartlara işaret ederek karamsar bir tablo çizmek istemediğini belirterek, şunları söyledi:
“TÜRKONFED’in bölge federasyonu olarak, Doğu-Batı arasındaki ticari köprülerin geliştirilmesi amacı ile kurulan DOĞUSİFED, ortak akıl ve uzlaşı kültürü temelinde, evrensel değerler çerçevesinde ilimizin, bölgemizin ve de ülkemizin büyük fotoğrafında buluşma çabasındadır… Bu niyetle, Kamu kurumlarımızla, odalarımızla ve STK’larımızla işbirliği içerisinde olduk ve olmaya devam edeceğiz… Herkese eşit mesafede olma çabamızın bir sonucu olarak, bugün; bu salondaki birlikteliğimiz, ziyadesiyle bizleri memnun etmiştir. Bu pozitif atmosferde, bölgemizin sosyoekopolitik kuşağının siyah-beyaz fay hattı üzerinde yer alıyor olmanın dezavantajlarından bahsedip karamsar bir hava yaratmak istemem; İşsizlikten, yoksulluktan, sosyo - ekonomik gelişmişlik açısından 81 il arasında en son sırada yer alıyor olmamızdan, ihtisas gümrüğümüzün olmayışından, demiryolu hattımızın feribota mahkûm edilmesinden; bölgedeki imkân ve imtiyazlardan yeterince istifade edememekten; kısacası bir yığın sorundan bahsedip olumsuz bir tablo çizmek de istemem.”
Bölgenin ve Van’ın durumuna bakıldığında avantaj ve fırsatların da olduğunun görüleceğini ifade eden Erbay, şunları kaydetti:
“Dünyada gelişmekte olan ülkemizin, az gelişmiş bir bölgesinde yer almamızın getirdiği dezavantajlar olabilir. Nitekim bölgemizin SWOT analizine baktığımızda, avantajların, fırsatların ve güçlü yanlarımızın da az olmadığı bilinmelidir. Ancak, demokrasi ile ekonomi arasında doğrudan bir ilişki olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Ülke olarak, sorunlarımızı ortak akıl ve uzlaşı kültürü temelinde güçlü demokrasi, güçlü ekonomi ve güçlü toplum ilkesi ile aşabileceğimize inanıyoruz. Yerel ve bölgesel kalkınma için, KOBİ’lerimiz eliyle, köylerden başlayarak, kırsalın da içinde yer aldığı bir kalkınma modeli geliştirmeli ve köyden kente, yerelden ulusala bir kalkınma hamlesi başlatmalıyız. Tabi, ekonominin ağır yükünü sırtında taşıyan KOBİ’lerimiz, finansmana erişim, kurumsallaşma ve sürdürülebilirlik konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ekonomi ve kalkınmanın dinamiği konumunda olan KOBİ'ler, işsizliğin azaltılması ve yeni istihdam alanlarının yaratılması, dengeli ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanması noktasında önemli bir yer tutmaktadır. Bu noktada, dayanıklı KOBİ’ler, güçlü yarınlarımızın teminatı olacaktır. Dolayısıyla, bugün bizleri bir araya getiren İşimi Yönetebiliyorum Projesi, KOBİ’lerimize bu sorunları aşma noktasında önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu etkinliğimizin KOBİ’lerimizin gelişmesine, yatırım ve istihdamın artmasına, ekonomimizin güçlenmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Katılımlarınızdan dolayı tekrardan hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

VİSA’NIN ÇALIŞMALARI

Visa Türkiye Genel Müdürü Merve Tezel de açılışta yaptığı konuşmada Visa’nın eğitimlerle ilgili çalışmalarına değindi.
Pandemi sürecinde eğitimlerin online sürdüğünü, Van’da yapılan eğitimin pandemiden sonraki ilk yüz yüze eğitim olduğunu belirten Tezel, şu bilgileri verdi:
“Pandemiden sonra toplantılarımızın tekrar yüz yüze başlamasının mutluluğunu yaşıyoruz. Salonda rekor sayıda bir katılımın olduğunu söyleyebilirim. Biz Visa olarak yaklaşık 10 yıldır bireylere yönelik finansal çalışmalar yürütüyorduk. İnternet konusunda da bir şeyler yapabileceğimizi düşündük. Öncelikle akademik bir araştırma yaptık. KOBİ’lerin Türkiye’deki durumunu, etkisini Sabancı Üniversitesi ile birlikte tespit ettik. Uzmanlarımızın, akademisyenlerimizin yer aldığı böyle toplantılar, eğitimler düzenledik. Hedefimiz tabi ki dijitalleşen dünyada KOBİ’lerin de biraz daha olanaklara kolay erişiminin önünü açmak. 2020 yılında bin KOBİ’yi aşkın erişimimiz oldu, sonra pandemi geldi, online pozisyonunda kaldık. Tabi pandemiyle birlikte biraz daha dijitale yoğunlaştık. Ortaklarımız çok kıymetli. Eğitimlerimize devam ediyoruz. Bundan sonra Ordu ve diğer Anadolu illerinde devam edeceğiz. Bu sene eğitimlere ‘Yeşil Dönüşüm’ konusunu da ekledik. Sağlıklı bir gezegen için de neler yapılabilir, bunu da tartışacağız. Katılımınızdan dolayı hepinize çok teşekkür ediyorum.”

“VAN’IN YAŞAYACAĞI SIÇRAMA ÜLKENİN GELECEĞİNİ BELİRLER”

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, yaptığı konuşmada federasyonun tarihçesi, bütünselliği, amaçları ve çalışma performansı hakkında bilgiler verdi.
Ekonomik kaynaklar yönünden Van’a ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sönmez, şunları söyledi:
“TÜRKONFED olarak sorunun değil çözümün bir parçası olmayı önemsiyoruz. Şehirlerimize inerken her zaman niyetimiz fırsatlara ve imkanlara odaklanmak. Van bölgesel bir çekim merkezi olmanın yanı sıra başta İran olmak üzere Doğu komşularıyla olan yakınlığıyla uluslararası ticaret açısından önemli bir köprüdür. Sosyal, ekonomik ve yapısal bir açılımla Van’ın potansiyellerini fırsata dönüştüreceğine olan inancımız tamdır. Urartu ve Selçuklu gibi kadim medeniyetlerin geçtiği yerde olan Van’ın doğal zenginlikleri, tarihi ve kültürel değerleri bu potansiyellerin en büyükleridir. Bununla birlikte Van’ın iş gücünün yüzde 75’ine yakınının tarımda istihdam edildiğini, sanayi ve ticarette ise bu oranın yüzde 4’ler seviyesinde olduğunu görüyoruz. Ayrıca Van’daki toplam mera ülkemizin mera varlığının yüzde 10’unu oluşturuyor. Entegre hayvancılık önemli bir yer tutuyor. Rusya, Azerbaycan, Ermenistan, İran ve Irak gibi komşularımızla bir ticaret köprüsü oluşturan şehrimiz gerek tarım gerek sanayi gerek ticaret alanında yaşayacağı sıçrama ile bölgesel cazibesini artıracaktır. Bu nedenle Van’ın yaşayacağı sıçrama sadece bir şehrin değil, bölgenin hatta ülkenin de geleceğini belirleyebilecek niteliktedir. Yeter ki bu yönde etkili projeler üretelim.”
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Görmek istediğimiz zaman, potansiyellerin sınırı yoktur. Bir şehir için geçerli olan ilke her bir şirket için de geçerlidir. Her şirket yola, bir hayalden ve bir potansiyelden aldığı güçle çıkar. Başarıyı getiren de bu yolculuğu dönüştürecek esnekliğe, çevikliğe ve kararlılığa sahip olmaktır. Bu dönüşümleri tetikleyen değişimi zamanında yakalamak, çağın gerektirdiği bilgi birikimi ve teknolojiyi kullanarak, ekonomimizin kapasitesini geliştirmek, her zamankinden daha da önemli bir hale geliyor. Dünya verimlilik odaklı bir üretim ve hizmet ekonomisine doğru dönüşürken, Türkiye’de bu değişimi gerçekleştirecek en önemli aktörler, hiç şüphesiz KOBİ’lerimizdir. Ekonomimizin yüzde 99,8’ini oluşturan, istihdamdan ihracata her alanda sorumluluk üstlenen KOBİ’ler emeği ve tutkusuyla değer yaratıyor. İstiyoruz ki, her KOBİ, her şirket, her profesyonel, dönüşümün bu kadar hızlı ve kapsamlı olduğu çağımızda, gönül rahatlığıyla ‘İşimi Yönetebiliyorum’ desin. Bu yalnızca kendi varlıklarının sürdürülebilirliği açısından değil ekonomik kalkınmamız açısından da büyük önem taşıyor.”

VAN’A ÖVGÜ

UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton, Van’a gelmeden önce kentle ilgili bazı bilgiler edindiğini ve kentin üç özelliği hakkında bilgi sahibi olduğunu söyledi.
KOBİ’lere yönelik eğitimler konusunda yapılan çalışmalara da değinen Vinton, şöyle dedi:
“Sizlere BM Kalkınma Fonu adına teşekkür ediyorum. Benim için aranızda bulunmak gurur verici. Bu benim Van’a ilk gelişim, 1 yıldır Türkiye’deyim, Van’a ilk defa geliyorum ve aslında şunu söylemeliyim: üç tane şeyden çok etkilendim; bir tanesi bu harika göl manzarası, ikincisi egzotik kediler, üçüncüsü tüm dünyada bulamayacağınız bir kahvaltının burada olması. KOBİ’lerin aslında Türkiye’de ne kadar önemli olduğunu konuşmacılar da söyledi. Fakat ben yine de belirteyim, KOBİ’leri ekonominin motoru olarak görüyorum. TÜRKONFED bu süreçte elimiz ayağımız oldu, programlarımızın uygulanabilmesi için finansal olarak da desteklenmesi için... Pandemi sürecinde de bu desteklerimizi sürdürdük. Özellikle iklim değişikliğine dair ‘Yeşil Dönüşüm’e dair eğitim müfredatını Akbank desteğinde sürdürdük. Bu desteklerimiz bundan sonra da devam edecek.”
Vinton, açıklamalarını şu şekilde tamamladı; "İstihdam ve üretimde aslan payını oluşturan küçük işletmeler Türkiye ekonomisinin temel taşı. Ve dünyanın her yerinde olduğu gibi, insanları yoksulluktan refaha çeken ve 'kimseyi geride bırakmamaya' yardımcı olan, etkisi kanıtlanmış bir itici güç konumundalar. Bu nedenle UNDP olarak KOBİ’lerin özellikle zorlu ekonomik zamanlarda hayatta kalmaları ve gelişmelerine yardımcı olacak en son bilgi ve becerileri sunmaya devam edecek şekilde ortaklığımızı genişletmekten mutluluk duyuyoruz.”
Yapılan konuşmalar ardından uzmanlar ve akademisyenler tarafından salonu dolduran iş insanlarına yönelik iş yönetimi konusunda bilgilendirmeler yapıldı.  

Haber: Adil Harmancı
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER